Gezi Notlari : Izlanda – II

Evet. Nerede kalmistik? Hep boyle baslamak istemisimdir, cok anlatirim, cok dinleyenim var hesabi. Yazidaki gecikme icin ozur. 25 Aralik, buyuk gun. Izlanda’ya gitme sebebimiz aslinda tamamen kuzey isiklarindan ibaretti. Onun disinda kalan her sey onun kadar heyecan verici olsa da, bir cok doga harikasini hava sartlarindan ve isik yetersizliginden kaciracagimizi biliyorduk. Kuzey isiklarini gormek icin daha guzel lokasyonlar var tabi, Norvec ve Finlandiya gibi. Onlari … Okumaya devam et Gezi Notlari : Izlanda – II

Gezi Notlari : Izlanda – I

Gezip goren insana seyyah dendigini herkes bu cumleyi okuyunca bildigini animsayacaktir. Gunluk konusma dilinde hic kullanmasak da, gorunce ne anlama geldigini biliriz hepimiz. Oyle ki, gezi yazilarina seyahatname dendigini de biliriz. Hatta bir cogunuz su an ders kitaplarinda (eskiden) kendine yer bulan Evliya Celebi’yi ve Seyahatname eserini de hatirlayacaktir. Lafi uzatmadan, sekil sartlarina asgari seviyede ozen gostererek bir gezi yazisi yazacagim. *** Bir seye dokunmak, … Okumaya devam et Gezi Notlari : Izlanda – I

Ölüm Üzerine – I

Agir gelir ölüm, Herkese tanidik olup da, Kendini taniyamadan ölene. –Seneca, Thyestes 401-3 Simdi herkesten uzak, sessiz, temiz bir gokyuzunun altinda bir basiniza olsaniz ilk neyi getirirdiniz akliniza? Derme catma katlanabilir sandalyenin ayaklari topraga batmis, karsinizda ufak bir gol, arkasinda yuksek bir tepeyle batan gunesin turunculugu gozunuzu aliyor ama aldiris etmiyorsunuz. Bir elinizde kitap, digerinde kahve.. Bir basiniza olmak icin hala biraz fazla kalabalik. “..Cocuklarin … Okumaya devam et Ölüm Üzerine – I

Bu Sapkadan Tavsan Cikmaz

En son yazmaya calismamin ustunden bir ay gecmis. Hatta bir ayi gecmis.  Isten yeni ciktim. Yani bunlari yazarken saat su an 19.50 burada. Sabah yasadigim bir olaydan olacak ki, aksam uzeri en cok korktugum ikinci sey geldi aklima; mahcup olmak. Sabahki olayi anlatmayacagim, herkese manasiz geleceginden suphem yok. Simdiye kadar cokca mahcup olmusumdur kesin. Bana gore bilmeyerek istemeyerek, mahcup olduguma gore de kesin ladesin okkali … Okumaya devam et Bu Sapkadan Tavsan Cikmaz

Eksik nerede? 

Universiteye hazirlanirken (yaklasik 11 sene once) dershane cikislarinda arkadaslarimla iskambil oynamaya giderdik. Bi kac yer vardi gittigimiz, birisi Buyuk Antakya Parki’ndaki cay bahcelerinden biri olan Orta Kahve, digeri de Saray Caddesi’ndeki Asiyan. Neye gore karar verirdik hatirlamiyorum ama genelde Saray Caddesi olurdu oyun yerimiz. Suursuzca saatlerce iskambil kagitlarini yesil ortuye vururduk.  Dersler oglen bittiginden, Asiyan’a gider gitmez sevdigimiz donerciyi arayip doner siparis ederdik. Oyun bozulmasin, … Okumaya devam et Eksik nerede? 

Öyle değil mi?

Kendime zaman zaman hatirlattigim bir aforizma var. Cicek sevgisi. Gecenlerde bir arkadasima da anlatma firsatim olmustu bunu. Aslinda etkilendigim yazarlardan, sarkilardan, olaylardan cikardigim sonuclari bulusturdugum nokta bu sevgi sekli. Yine cok yakin zamanda kesfettigim Abhraham Twerski‘nin balik sevgisi “fish love” diye anlattigi bu ufak kompozisyonun ortak bir ana fikri var; saf sevgi nerede? Cicekleri ne kadar cok sevsem de, ben balkonumdaki cicekleri esim onlari cok sevdigi … Okumaya devam et Öyle değil mi?